Genel

Kore Turizm Organizasyonu (KTO), Uzakdoğu’nun en önemli ülkelerinden olan Kore’nin dünyada tanıtımına yönelik çalışmalar yapmak üzere Kore Cumhuriyeti bünyesinde hizmet veren bir kuruluştur.

Yarım yüzyılı aşkın bir tarihe sahip olan KTO, 2012’de İstanbul’da açtığı ofisle Kore’nin köklü diplomatik ve kültürel bağlara sahip olduğu Türkiye’de de faaliyete başlamıştır. Türkiye, İsrail, Yunanistan, Bulgaristan, Slovenya, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek, Romanya, Slovakya, Makedonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Gürcistan, Azerbaycan, Malta ve Ermenistan’ı kapsayan 17 ülkeden sorumlu olan KTO İstanbul Ofisi, Kore’nin tanıtımını bu bölgede yer alan medya, seyahat acentaları, toplantı planlayıcıları ve münferit turistlere yönelik iletişim çalışmalarıyla sürdürmektedir.

KTO İstanbul Ofisi’nin sorumlu olduğu ülkelerde geniş bir yelpazede gerçekleştirdiği bu iletişim çalışmaları şöyle özetlenebilir.

Medya İlişkilerini Yürütme: Gazete, dergi, radyo ve internet gibi kitle iletişim araçlarında reklam ve PR kampanyalarının gerçekleştirilmesi.

Seyahat Endüstrisini Geliştirme: Etkinlik bölgesi ile Kore’deki acentalar arasında bağlantı kurma ve kurulmuş bağlantıları güçlendirmeye yönelik tanıtım çalışmalarının yapılarak seyahat programı geliştirme desteğinin verilmesi.

Etkinlik Planlamasının Gelişimi: Etkinlik ve Organizasyon firmalarıyla yapılan kişisel görüşmelerle Kore’nin uluslararası seviyede bilinen etkinlik tesislerinde forum, seminer, toplantı ve konferans yapma olanaklarını geliştirilmesi.

Amaç ve ilkeler

Dünyanın her noktasındaki insanların Kore’ye seyahatleri ve konaklamaları için kolay, ekonomik ve güvenli stratejiler geliştiren KTO, elli yılı aşkın deneyimiyle yaratıcı ve sürdürülebilir bir turizm sektörünün oluşturulmasına katkı sağlıyor.

KTO İstanbul Ofisi de, aktif bir parçası olduğu bu kurumun amaç ve ilkeleri doğrultusunda, bireysel ve kurumsal düzlemlerde Kore’nin tanıtımını yapma ve seyahat çözümlerinin geliştirilmesine destek olma amacını taşıyor.

Bu amacı gerçekleştirme noktasında Kore’nin köklü gelenekleri ve yerleşik kurum kültüründen beslenen KTO İstanbul Ofisi, münferit turistten seyahat acentalarına kadar tüm tarafların ortak kazanımını sağlayacak dürüstlük, açıklık ve ileri görüşlülük ilkelerini benimsiyor.

Tarihçe

Kore Turizm Organizasyonu, 1961 yılında Kore Cumhuriyeti tarafından çıkarılan turizmi teşvik yasası uyarınca bu tarihten bir yıl sonra kuruldu. Kore içinde yaptığı yatırımlara dünya çapında tanıtım ofislerinin açılmasını da ekleyen kurum, 1986 Asya Oyunları, 1988 Seul Olimpiyat Oyunları ve 2002 Dünya Futbol Şampiyonası gibi pek çok uluslararası etkinlik için seyahat ve konaklama çözümleri geliştirdi.

Genel

Kore Cumhuriyeti olarak da bilinen Güney Kore, Kore Yarımadası'nın güney bölümünü kaplayan Doğu Asya'da yer alıyor. Doğuda Doğu denizi ile Batıda Sarı Deniz ve ayrıca Güney Denizi arasında bulunan Güney Kore, yaklaşık İzlanda ve İngiltere büyüklüğünde olan ancak yaklaşık 51,8 milyon nüfusu barındıran 99,678 km2'lik bir alana sahip. Güney Kore, 9 eyalet ve 7 büyükşehirden oluşuyor ve başkenti, Güney Kore nüfusunun dörtte birini (yaklaşık 10 milyon nüfus) barındıran Seul.

Busan, Güney Kore'nin ikinci başkenti olarak da biliniyor. Güney Kore, güzel plajları, gelişen şehirleri, antik tapınakları, olağanüstü doğal manzarası ve antik tarihi ile olağanüstü bir ülkedir. Aslında arazinin %70'i tepeler ve dağlarla kaplı olduğu için dağlık bir ülke olmakla birlikte aynı zamanda dünyanın teknolojik olarak en gelişmiş ülkeleri arasında yer alıyor. Bu muhteşem ülkeye gelmek ise Türkiye'den (İstanbul) uçakla yaklaşık 10 saat sürüyor.

Kore Tarihi

Her ne kadar Kore’nin kuruluş mitolojisi MÖ 2333 yılına gitse de, bölgede Alt Paleolitik Dönem’e (2.400.000 ile 200.000 yıl öncesini kapsayan zaman dilimi) ve Jeulmun Çömlekçilik Dönemi (MÖ 8000-1500) adı verilen dönemlere ait arkeolojik bulgulara rastlanmıştır.

Sözlü ve yazılı tarih anlatılarına göre Kore’de kurulan krallıklar kimi zaman güçlü bir hegemonya göstermiş, kimi zamansa daha küçük devletlerin kendi aralarında savaşları ve ittifakları gündeme gelmiştir.

Yaklaşık 2000 yıl önce başlayan ve 6 yüzyıl boyunca süren Üç Krallık Dönemi, Goguryeo, Baekjae ve Silla isimli üç farklı krallığın Kore Yarımadası için savaştığı dönemdir. MS 7.yy’da birleşen bu krallıkların hüküm sürdüğü döneme Birleşik Silla (676-935) denmektedir.

İç çatışmalarla yıkılan bu imparatorluktan sonra yüzyıllar boyunca değişik devletler Kore Yarımadası’ndaki topraklar için çarpmış; uzun süreli birlik ancak Joseon Hükümdarlığı (1392-1910) zamanında yaşanmıştır.

Japon İşgali’nin ardından (1910-1945) bağımsızlığını kazanan Kore, savaşın bitiminden üç yıl sonra 38. Paralelden itibaren ikiye bölünmüştür. Kuzey Kore komünizm ile yönetilirken, Kore Cumhuriyeti adıyla anılan Güney Kore liberal politikaları benimsemiş; gerçekleştirdiği sanayi devrimiyle dünyanın sayılı ekonomilerinden biri haline gelmiştir.

Ulusal Semboller

Kore Ulusal Bayrağı: Taegeukgi

Taegeukgi adıyla anılan Kore bayrağı, ilhamını doğu felsefedesindeki ‘yin’ ve ‘yang’tan alır. İki eşit parçaya bölünmüş olan merkezdeki dairenin kırmızı renkteki üst kısmı ‘yang’ın aktif kozmik güçlerini, mavi renkteki alt kısmı ise ‘ying’in pasif kosmos güçlerini simgeler. Aktif ve pasif güçlerin devamlı hareketi ise denge ve uyumu yaratarak sonsuzluğun küresini oluşturur. ‘Yin ve yang’ı çevreleyen 4 adet triagram ise dört evrensel elementi temsil eder: Hava, toprak, ateş ve su.

Kore Ulusal Çiçeği: Mugunghwa
Kore’nin ulusal çiçeği, Türkiye’de ağaçhatmi (Hibiscus  syriacus) olarak anılan ve temmuz ile ekim ayları arasında çiçek açan gunghwa’dır. Adını Korece ‘ölümsüzlük’ kökünden alan  bu bitki, yaz ve sonbahar aylarında tüm Kore’yi olanca güzelliğiyle süsler.

Kore Ulusal Marşı: Aegukga 
Korece ‘insanın vatanına duyduğu sevgiyi ifade eden şarkı’ anlamına gelen Aegukga, 1935 yılında besteci Ahn Eak-tai tarafından yapılan bir bestedir. Şarkının 1948 yılında Kore Hükümeti tarafından ulusal marş olarak kabul edilmiş ve resmi törenlerde kullanılmaya başlanmıştır. 

Dil

Kore’de kökleri eskiye giden Korece konuşulmaktadır. Her ne kadar Türkçe’nin de dahil olduğu Ural-Altay dil grubuna dahil olup olmadığı ve Japonca’yla olan akrabalığı tartışılsa da; Korece kendi dil ailesine sahip, yalıtılmış dillerden biri olarak kabul edilmektedir.

15.yy.’dan önce Korece yazmak için Çin alfabesi Hanja kullanırken, 1443 yılında Kral Sejong (1418-1450) tarafından daha kolay okuma ve yazmanın sağlanması için geliştirilen Hangeul adlı alfabe devreye girmiştir. Bugün okullarda her iki alfabe öğretilmektedir.

Din

Kore’de tüm dini inanışlar devletin anayasal güvencesi altındadır. Farklı dini inanışların birbirlerine saygı çerçevesinde varlıklarını sürdürdükleri ülkede 2007’de yapılan araştırmaya göre, nüfusun yaklaşık %46’sının herhangi bir dinle bağlantısı yoktur. Geri kalanların ise %29’u Hristiyan (%18’i Protestan olmak üzere), %23’ü Budist, %1’i Şamanist’tir. Kore’de küçük bir oranda Müslüman da yaşamaktadır.  

Eğlence

Kore eğlence sektörü, özellikle son yirmi yılda gösterdiği büyük atılımlarla uluslararası arenada adından sıkça söz ettirmeye başlamıştır. 21.yy’ın başlarında yükselen ve Hallyu (Kore Dalgası) adı verilen bu gelişme Kore’yi, ilk başta Asya’da, ardından da tüm dünyada popüler kültür ve eğlence sektörünün önemli ülkelerinden biri yapmış; Kore ekonomisine hatırı sayılır bir katkı yapmaya başlamıştır. Öyle ki; TV dizisi, film ve müziği kapsayan Kore Dalgası’nın dünya çapında 2000’e yakın fan kulübü ve 90 milyona yakın da aktif takipçisi vardır. 2013 rakamlarına göre sadece Türkiye’deki fanların sayısı 150.000’i aşmış durumdadır.

TV Dizileri: Kore Dalgası’nın Kore dizilerinin Asya popüler kültürü üzerinde önemli bir yer vardır. K-Drama olarak da anılan bu diziler genellikle romantik komedi, drama ve bilim-kurgu türlerinde üretilmekte ve tüm dünyada izleyici bulmaktadır. 

Film: Busan Uluslararası Film Festivali, Bucheon Uluslararası Fantastik Filmler Festivali, Jeonju Uluslararası Film Festivali gibi önemli film festivallerine ev sahipliği yapan Kore, uzun metraj filmleriyle dünya çapında ilgi çekmeyi sürdürmektedir. Özgün ve çarpıcı konularıyla övgü toplayan bazı Kore filmlerinin Hollywood tarafından yeniden çekilmesi de bunun önemli göstergelerinden birisidir. Güney Kore sineması son zamanlarda en iyi film dahil 4 dalda Oscar Ödülü kazanan ve böylece en iyi film dalında ödül kazanan yabancı dilde ilk film olan Parazit (2019) filminin gösterdiği başarıyla bir kez daha dikkatleri üstüne çekmiştir.

Müzik:  Kore Dalgası’nın belki de en bilinen ve en güçlü olduğu alan K-Pop adıyla anılan müzik türüdür. Dans, ballad, elektronik, R&B ve hiphop gibi müzik türlerinin tek başına ya da birbirleriyle harmanlanarak, Korece sözler eşliğinde kullanıldığı K-Pop, görselliğin de ön planda olduğu bir alt kültür olarak kabul edilmektedir.

Kore Mutfağı

Kore mutfağı tahıllardan sebzelere, bakliyattan deniz ürünlerine kadar geniş bir yelpazede zengin menüler sunmasıyla tanınır. Ancak pirinç ve pirinç mamullerinin, soyanın ve deniz ürünlerinin Kore mutfağındaki yerleri ayrıdır. Haşlama ve buharda pişirme gibi tekniklerin sıklıkla kullanıldığı Kore yemeklerinde çiğ deniz ürünlerinin tüketimine de rastlanır. Farklı tatların kombinasyonlarının da özgün bir şekilde kullanıldığı Kore sofralarında baharatlar ve soslar vazgeçilmez bir rol oynarlar.

Küreselleşen dünya ve modern hayatın gereklilikleri Kore’deki gıda sektörünü etkilemektedir. Özellikle büyük şehirlerde geleneksel Kore yemekleri yapan restoranlara dünya mutfağını temsil eden restoranlar, helal sertifikalı gıdalar sunan restoranlar ve fastfood restoranları da eklenmiştir.

Restoran listesi için tıklayınız.(hyperlink: https://english.visitseoul.net/tours/Seoul-Recommended-Halal-Restaurants_/23599)

Kore’nin Popüler Yemekleri

Bibimbap: Bibimbap, Güney Kore'nin en popüler ve geleneksel yemeklerinden biri. Taze ve pişmiş sebzelerle doldurulan ve son dokunuşu Gochujang denen Kore biber ezmesiyle yapılan bir Kore pilavıdır. Üzerine bir de ızgara dana eti ve yağda pişmiş yumurta ekleniyor. Bibimbap’ın sunumunda sebzeler ayrı ayrı servis edilir, bu yüzden tek yapmanız gereken her şeyi güzelce karıştırmak!

Tteokbokki: Tteokbokki, silindir şeklinde, kızartılmış, baharatlı bir pirinç kekidir. Kore'deki en iyi sokak yiyeceklerinden biridir. Yabancılar için tadı biraz acı gelebilir ama Koreliler bu yemeği günlük hayatlarında düzenli olarak yiyor. Bu yemeğin temelinde baharatlı acı sos olarak kullanılan gochujang vardır. Sakıza benzer kıvamlı yiyeceği çok acı ve tatlı bulursanız, dengelemek için içine tuzlu öğeler ekleyebilirsiniz.

Bulgogi: Bulgogi, yabancı ziyaretçilerin neredeyse hepsinin sevdiği bir yemek. Bu yemek, genellikle sığır filetosu, bonfile veya kaburga etinin mermerde marine edilmesiyle hazırlanan ızgara et yemeğidir. Kore soya sosu, şeker ve Kore armudundan yapılan tatlı ve tuzlu sosla marine edilen et ızgarada pişirilir ve tadına doyum olmayan bir lezzet sunar.

Kore İçecekleri

Kore’nin içecekler konusunda da köklü bir geçmişi vardır. 4.yy’dan beri bazı tahılları mayalayıp likör üreten Koreliler, komşu kültürlerden gelen bazı içecekleri de benimsemişlerdir. Genellikle ginseng, zencefil ve meyve içecekleri gibi geleneksel içeceklere bağlı kalındığı gibi mayalama ya da damıtma yöntemleriyle özgün alkollü içkilerde üretilmiştir. 

Koreliler için alkol, sevinç ve hüzne hayat boyu eşlik eden bir dost olagelmiştir. Antik çağlardan beri kendi likörlerini mayalayan Koreliler, özellikle sağlıklı hammaddeleri tercih etmişlerdir. Bu yüzden geleneksel likörlere, “tıbbi alkol” anlamına gelen yakju adı verilir ve az miktarda tüketilen alkolün sağlığa olumlu katkılarda bulunduğu düşünülür. 

Makgeolli: Makgeolli, evde demlenen geleneksel Kore pirinç şarabıdır. Bu şarap, geleneksel yöntemlerle hazırlanarak, 7-10 günlük fermantasyonda hazır olabilen oldukça hızlı bir içecek. Aromatik ve güçlü tadıyla tüm Kore yemeklerine harika bir şekilde eşlik eder. Özellikle Kore deniz mahsullü krepler ve Kore usulü barbekülerin yanında çok iyi gider. Hem sütlü hem de gazlı bir içecek olan Makgeolli aynı zamanda hem tatlı hem ekşi hem de biraz acı bir tada sahiptir. Herhangi bir geleneksel Kore yemeğinin yanında Makgeolli seçerek mükemmel bir tercih yapabilirsiniz.

Bokbunja-ju: Bokbunja-ju, siyah ahududu olarak da bilinen Rubus Coreanus'tan yapılan Kore meyve şarabıdır. Temelde ev yapımı olarak hazırlanır, aynı zamanda meyvelerle birlikte likörün marine edilmesiyle elde edildiği için şaraptan ziyade bir likördür denilebilir. Aşırı tatlı değildir ancak meyvemsi aroma ve tatları ile koyu bir kıvama sahiptir. Soju ve Makgeolli günlük içecekler iken, bokbunja-ju genellikle özel günlerde tercih edilir. Tatlı olmasına aldanmayın, % 14 -% 19 oranında alkol içerir.

Soju: Soju, sadece Güney Kore'de bulabileceğiniz dünyanın en popüler likörüdür. Soju, % 18-23 oranında alkol içerir. Genel olarak soju, Votka'nın düşük alkollü ve daha lezzetli versiyonudur denebilir, ancak daha kıvamlı ve biraz daha tatlıdır. Şarap gibi, soju da daha çok Güney Kore'de 'Anju' denilen yiyeceklerle tüketilir. Anju, alkolle tüketilmek üzere özel olarak yapılmış yiyeceklere verilen isimdir.

Güney Kore'ye Seyahat Edecek Türk Vatandaşlarının Dikkatine
Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki 1973 tarihli “Vize Muafiyeti Anlaşması” çerçevesinde, iki ülke vatandaşları turistik amaçlı seyahatlerinde üç aya kadar vizeden muaftır.

COVID-19 salgını bağlamında alınan tedbirler çerçevesinde Güney Kore 13 Nisan 2020 tarihinden itibaren ülkemizin de içinde bulunduğu 90 ülkeye yönelik vize muafiyetini askıya almıştır.

COVID-19 ile ilgili Vize Kısıtlaması Hakkında

  • COVID-19 ile mücadele kapsamında Vize Muafiyet Sözleşmesi ve Vizesiz Giriş Kuralı geçici olarak durdurulmuştur.
  • COVID-19 devam etmekte olduğundan vize başvuru işlemler kısıtlamalı olarak yürütülmektedir. Vize değerlendirme süreci ise 5 iş gününden 14 günü olarak değişmiştir.
  • Vize başvuru yapacak olanların sağlık kuruluşundan alınan COVID-19 PCR Testi sonucu verilmesi zorunludur. (vize randevu tarihinden en geç 48 saat içinde alınmış sonucu teslim etmesi gerekmektedir.)
  • Turizm amaçlı vize başvurusu kabul edilmemektedir. (aile ve akraba ziyareti, bağımsız seyahati vb)
  • COVID-19 Pandemi sürecinde Kore Cumhuriyeti Sağlık Kurumları'nın iş yükünü arttıracak derecede olduğu saptanan ziyaret amaçlı için vize başvuruları kabul edilmeyecektir.