KORE’NİN RİTMİNİ HİSSET: SEUL

Güney Kore’nin muhteşem atmosferini, kendine özgü ritmi ve tatlı melodisiyle keşfetmeye var mısınız? Güney Kore’nin alternatif pop grubu “LEENALCHI” ve “Ambiguous Dans Ekibi” ile birlikte hazırladığımız video serisi, sizi Güney Kore’de bir gezintiye çıkarıyor.

Tüm dünyada 250 milyondan fazla izlenerek heyecan yaratan bu seri ile Güney Kore’nin geleneksel halk ezgilerinin modern tarzda yeniden yorumlandığı şarkılar ve muhteşem dans eşliğinde Kore’nin ritmini hissedin.

Şimdi, Seul’un simgesel yapılarına aşık olma zamanı!

Seul, Chosun Hanedanlığından bu yana 600 yılı aşkın süredir Güney Kore’nin başkenti. 10 milyondan fazla nüfusa sahip olan bu eşsiz şehir, hem tarihi hem de bugünü ve bugünün son trendlerini bir arada bulunduran bir merkez.

Seul’ün görülmeye değer yapılarından biri; Cheong Wa Dae, yani Mavi Saray. Burası aynı zamanda özellikle turistler için muhteşem bir fotoğraf çekme alanı. Tıpkı Amerika’nın Beyaz Sarayı gibi Kore’nin Mavi Sarayı da başkana ev sahipliği yapıyor. bu yüzden içeri girmek yasak, ancak dışarıdan çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Ayrıca Mavi Saray’ın yanında kesinlikle ziyaret etmeniz gereken, Sarangchae adında küçük bir müze var. Kore Turizm Ofisi tarafından işletilen müzede Kore tarihine dair merak ettiklerinizi öğrenebilir, bu sırada da birer yorgunluk çayı içerek dinlenebilirsiniz.

Seul’daki bir başka görülmeye değer yer, Deoksugung Sarayı. Burası, Chosun Hanedanı'nın eski kraliyet saraylarından biri. Şehrin kalbindeki sarayı gezerken hareketlilikten bu kadar uzak olduğunuza, ortamdaki huzurlu ve sakin ambiyansa inanamayacaksınız.

Sarayın hemen yanında, başka diyarlara uzanıyor gibi görünen bir yol var: Stonewall Yolu. Bu muhteşem yol hakkında güzelliğiyle pek de örtüşmeyen bazı söylentiler var. Söylentilere göre bu yolda birlikte yürüyen çiftler günün birinde kesinlikle ayrılıyor. Aslında bu söylentilerin sebebi eskiden bu yolun ilerisinde boşanmalara özel bir mahkeme binası olması ve boşanmak için mahkemeye giden çiftlerin genellikle bu yoldan yürümesi…

Tabii ki bu yoldan gidilen başka yerler de var. Mesela Cheonggyecheon Deresi. Dere kenarında yapacağınız huzurlu bir gezintiyle hem geleneksel hem de modern Seul’u deneyimleyebilirsiniz.

Deoksugung Sarayı’nda dikkatinizi çekecek bir diğer güzellik ise burada hala geleneksel kıyafetli muhafızların nöbet tutması. Sanki yüzlerce yıl öncesindeymişsiniz gibi hissettiren muhafızların nöbet değişim töreni de görülmeye değer.

Seul’un saymakla bitmeyecek güzelliklerinden bir diğeri ise Dongdaemun Design Plaza (DDP). Burası Seul’a özgü benzersiz bir mimari tasarıma sahip simgesel bir kültür/sanat alanı. Aynı zamanda etrafında 24 saat açık alışveriş merkezlerinin olmasıyla da turistlerin gece – gündüz uğrak mekanı olan bir yer. Saat 22:00’den sonra dışarıya açılan sarı çadırlı pazar da oldukça ilgi çekici. Bu bölgedeki alışveriş merkezleri ve pazardan aldıklarınızla tüm sevdiklerinizi Kore’den bir hediyeyle sevindirebilirsiniz.

Güney Kore’nin eşsiz güzelliklerini anlatan diğer videolarımız da çok yakında burada olacak. Bizi takip edin, muhteşem Kore ritmini siz de keşfedin.

 

BUSAN 

Güney Kore'nin başkenti her ne kadar Seul olsa da yaz başkenti kuşkusuz herkes için Busan’dır. Ülkenin Güneydoğu kıyısında yer alan ve 3,5 milyondan fazla nüfusa ev sahipliği yapan Busan da Seul gibi gece hayatını, gürültüyü ve canlılığı yaşatıyor. Seul'den daha rahat bir ruh hali arıyorsanız, plajları, kaplıcaları, etkinlikleri ve doğa rezervleri ile Busan sizin için en doğru yer!

Gamcheon Kültür Köyü

Gamcheon Kültür Köyü, "Doğunun Santorini’si" veya "Lego Köyü" olarak da anılır. Evet evet, Lego Köyü!

Burası uzun zaman önce şehrin en fakir insanlarının yaşadığı yer olarak biliniyordu, ancak şimdi Busan'ın en ünlü turistik yerlerinden biri haline geldi. Buraya güzellik ve kaosun birleşimi demek pek de yanlış olmayacaktır. Her biri birbirinden farklı renkteki Lego benzeri evlerin birbirine karışarak oluşturduğu cümbüş, dik yamaçlı daracık köy sokaklarıyla adeta sizi başka bir dünyaya götürecek. Buraya gelirken fotoğraf makinenizi getirmeyi sakın unutmayın çünkü her köşede muhteşem fotoğraflar çekmenizi sağlayacak açılar ve manzaralar sizi bekliyor.

Gamcheon Köyü’yle ilgili söyleyeceklerimiz henüz bitmedi. Burada güzel evleri izlemekten daha fazlası var, mesela bir oyun oynamaya ne dersiniz? Bu macera dolu eğlence için yapmanız gereken köyün girişinde bulunan Haneul Maru, Turist Bilgi Merkezine gitmek ve oradan bir harita satın almak. Gamcheon’un en güzel rotalarını gösteren haritalardan bir tanesini 2.000 Won (1.75 USD) karşılığında alabilirsiniz. Haritadaki rotalarda nereler mi var? Mesela bir kafe, sanat mağazaları ve galeriler… Birbirinden keyifli sekiz cazibe merkezini gezerek her birinden damga toplayabilirsiniz. Tüm damgaları topladıktan sonra ise bilgi merkezine dönüp ödülünüzü alabilirsiniz. Böyle bir oyuna katılmak istemez misiniz?

Haedong Yonggungsa Tapınağı

Haedong Yonggungsa Tapınağı, Güney Kore'deki en etkileyici Budist tapınaklarından biri. Tapınağın en güzel yanı deniz kenarında yer aldığı için buraya gelen ziyaretçilere muhteşem bir manzaranın tadını çıkarma fırsatı sunması. Özellikle yeni yılın ilk gün doğumunu izlemek için çok popüler olsa da tabii ki dilediğiniz zaman burada güneşin doğuşunu izleyebilirsiniz. Tapınağı ziyaret etmek için en güzel zaman hiç kuşkusuz ilkbahardır. Çünkü bu mevsimde gittiğinizde tüm tapınağın etrafını saran kiraz çiçeklerinin yarattığı muhteşem ambiyansı yaşayabilirsiniz. Ayrıca, Buda’nın doğum günü de bu mevsimde olduğu için, kutlama döneminde sizi tapınağa götüren yol boyunca dizilmiş yüzlerce kağıt fenerin ışıltısına da şahit olabilirsiniz.

Tabii ki burası yılın her döneminde herkese açık bir yer. Eğer sisli bir günde tapınağı ziyaret edecek kadar şanslıysanız, sislerin arasına gömülüp kaybolmuş tapınaktan gelen melodik çan sesi ile büyülü bir an yaşayabilirsiniz.

Hem harika manzaranın, hem denizin hem de Kore’ye özgü tapınak mimarisinin tadını çıkarmak için gerçekten de görülmeye değer bir yer, öyle değil mi?

Gwangalli Plajı

Söz konusu Busan ise plajlardan bahsetmemek olmaz. Bunlardan 1.4 km uzunluğundaki Gwangalli Plajı pudra gibi incecik beyaz kumuyla bilinir. Bu plajda harika deniz manzarasının yanı sıra yapabileceğiniz pek çok şey var. Örneğin; beyaz kumlarda güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz, gün batımını izleyebilirsiniz, gece boyunca Gwangandaegyo Köprüsü’nün ışıklarını isleyebilirsiniz, yakınlardaki Suyeong Parkı’nı ziyaret edebilirsiniz ve Milak Sahil Parkı’na gidip günlük avlanan tazecik balıkları, soju eşliğinde tadabilir böylece tam da olması gerektiği gibi bir Busan plaj deneyimi yaşayabilirsiniz. 

Eğer Busan’a Kasım ayında yolunuz düşerse şanslısınız demektir. Çünkü bu dönemde buradaki havai fişek gösterisi gerçekten de harika bir görsel şölendir. Ama Kasım ayına kadar bekleyemeyiz derseniz de sahile yakın bir markete uğrayıp biraz havai fişek satın alabilir, kendi eğlencenizi kendiniz yaratabilirsiniz.

Plajın çevresi çok kalabalık olsa da genellikle en güzel noktalar Gwangalli’nin arka sokakları arasında gizlenmiştir. Peki siz Gwangalli’nin arka sokaklarındaki bu gizli hazineleri keşfetmeye hazır mısınız?

 

 

JEONJU

Korece kelime anlamı “Mükemmel Bölge” olan Jeonju, hem kentsel hem de kırsal bölgeler barındırır. Yemekleri, tarihi binaları, festivalleri ve spor aktiviteleri ile Güney Kore’nin en popüler turistik yerlerinden biridir. Birçok yerel dağ ve parka ev sahipliği yaparken, aynı zamanda pek çok modern komplekse de sahiptir. Hızlı tempolu fast food kültürüne karşın Jeonju’nun mutfak ve müziğinde geleneksel bir miras olan yavaşlığa değer vermesi dikkat çekiyor. Peki siz Jeonju’nun gerçekten de “Mükemmel Bölge” olduğunu düşünüyor musunuz? Bu sorunun cevabını gidip kendiniz bulmaya ne dersiniz?

Jeonju Hanok Köyü

Bir gününüzü gerçekten bir Koreli gibi hissetmek için ayırmaya ne dersiniz?

Jeonju Hanok Köyü, Jeonju’nun “Hanok” adı verilen geleneksel evlerini barındıran bir köyü. Burada 800’den fazla geleneksel Kore evini görebilirsiniz. Ayrıca bir geleneksel Kore kıyafeti kiralayabilir ve müze, misafirhane, galeri, çay evi, sokak lezzetlerini tadabileceğiniz mini lezzet duraklarına dönüştürülmüş Hanok’lardan oluşan zarif sokakları bu şekilde gezebilirsiniz.

Dahası da var! Buranın belki de en güzel özelliği birbirinden farklı birçok çeşit Kore yemeğini deneyebileceğiniz dükkanların olduğu uzun bir sokak olması. Yeterince ilginizi çekti mi? O zaman gitme isteğinizi biraz daha artırmaya ne dersiniz? Köyün yakınlarında Gyeongijjeon adında bir tapınak var. Bu tapınak 1410’da inşa edilmiş ve bugün ulusal portre müzesi olarak kullanılan bir yapıt. Müzede, Kore tarihinin önemli isimlerinin, eski kralların ve imparatorların portrelerinin orijinalleri ve kopyaları sergileniyor. Muhteşem fotoğraflar çekmek için oldukça popüler olan tapınağın çevresinde de küçük bir bambu ormanı bulunuyor. Burada yürüyüşe çıkarak rahatlayabilir ve bu atmosfer içine kaybolabilirsiniz.

Jeonju Hanok Ray Bisikleti

Jeonju Hanok Ray Bisikleti, Jeonju Hanok Köyü yakınlarında, Ajung Demiryolu Hattı’nın terkedilmiş bir bölümü boyunca uzanıyor. Burada bisiklete binebilir ve Jeonju’nun doğasına şahitlik edebilirsiniz. Bisiklete binmeden önce aileniz ve arkadaşlarınızla birlikte harika fotoğraflar çekebileceğiniz alanlarda keyifli hatıralar yaratabilirsiniz. 50 dakikalık bisiklet sürüşü sırasında rengarenk ışıklarla dekore edilmiş bir tünelden de geçerek bambaşka duygular yaşayabilirsiniz. Pedal çevirirken bir yandan da Jeonju ile ilgili bir teste tabii tutulursunuz (Ne yazık ki bu test sonucunda ödül alamıyorsunuz, amaç yalnızca Jeonju hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanız). Ray bisikleti tüm yıl boyunca kullanıma açıktır. Hanok Köyü’ne giderken biraz daha eğlenmek ve biraz da kalori yakmak için Hanok Ray Bisikletine uğramayı unutmayın. Jeonju’nun doğal ortamında şimdiden iyi eğlenceler!

Kore Otoyol Kurumu Botanik Bahçesi

Burası Jeonju’nun nispeten sıcak bir bölgesinde yer alıyor. Herkesin ziyaretine açık ve ücretsiz olan bahçe Kore Expressway şirketi tarafından işletiliyor. 1972 yılında bir otoyol inşaatı sırasında zarar gören yerel çevreyi restore etmek için inşa edilen bahçe, 1992’de açıldı. Bu bahçede çeşitli geleneksel Kore bitki türleriyle tanışabilir ve bahar esintisinin tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca ülke genelinde Sanya'da yetiştirilen 450'den fazla şifalı bitki türü vardır ve Koreli tıp ve eczacılık öğrencileri için uygulama merkezleri olarak kullanılır.

Burası sadece insanların değil, hem doğa hem insanın bir arada bulunduğu bir alan. Buraya geldiğinizde insanın doğa ile bir bütün olarak var olduğunu bir kez daha hissedeceksiniz. Özellikle, yeni açan bahar çiçeklerinin kokusu ve uçuşan yapraklar altında piknik yapmak için bahar mevsimi muhteşem bir tercih. Eee unutulmaz bir piknik için ne bekliyorsunuz?

 

MOKPO

Mokpo, Kore Yarımadası'nın güneybatı ucunda yer almaktadır. Dört yanında uzanan dağlar ve denizin kucakladığı Yeongsangang Nehri'nin ağzında konumlanmıştır. Denizden bahsetmişken, nesiller boyu süregelen gerçekten ilginç bir Kore halk hikayesini dinlemeye ne dersiniz? Bu bir ejder kral, bir kaplumbağa ve bir tavşanın öyküsüdür.

Denizin derinliklerinde yaşan ejder kral bir gün ciddi bir hastalığa yakalanır ve onu iyileştirmenin tek şey de tavşanın karaciğeridir. Kaplumbağa bunu yapmak için gönüllü olur ve krala tavşanın karaciğerini getireceğine söz verir. Kaplumbağa karaya çıktığında, tavşanı bulur ve deniz sarayında yüksek bir görev vaat eder ve onu tatlı sözleriyle buna ikna eder. Tavşan, deniz sarayına varır varmaz onu yakalayıp tutsak ederler ve karaciğerini ejder krala vermesini isterler. Ancak, zeki tavşan, ciğerini karada bıraktığını söyleyerek kralı kandırır. Tavşanın sözlerine ikna olan kral, tavşanı karaciğerini getirmesi için gönderir ve kaplumbağayı da ona eşlik etmesi için görevlendirir. Tavşan karaya çıktığında, kaplumbağaya karaciğerini asla alamayacaklarını ve onun söylediği bu yalana inanacak kadar aptal olduklarını söyleyerek kaçar. Bu sırada kaplumbağayı ve ciğerini bekleyen kral, çok uzun süre beklemek zorunda kaldığı için ölür. Tavşan ise yine serbest kalmıştır ve ormanda özgürce dolaşır. Video’daki koşan tavşanı hiç gördünüz mü? Peki, neden gidip Mokpo yolculuğunda onu takip etmiyoruz? Bakalım ne yapıyor!

Yeonhee Süpermarketi (Sihwa Köyü)

Karşınızda Seosamdong'da bulunan, sadece 18m’lik küçük Yeonhee Süpermarketine hoş geldiniz. Mokpo, "1987" filmi ile ünlenmeye başlamış ve bundan dolayı 1980’lerin özelliklerini korumaya özen gösteren nbir şehir.

“1987” filmi, 1980'lerin diktatör hükümetine karşı yapılan Haziran Demokrasi Hareketi'ni konu alıyor. Yonhee Süpermarketinde ise filmde kullanılan ve o döneme ait malzemeleri görebilirsiniz. Kıvrımlı baget / çubuk ekmekler, şekerlemeler, sakızlar ve 1987 yılında yayınlanmış gazeteler… Ayrıca muhtemelen gözünüzden kaçmaz ama, süpermarketin tam karşısında, restore/renove edilmiş 50 yıllık bir çamaşırhane bulunuyor. Buraya da bir göz atmayı ihmal etmeyin!

Biraz daha yukarı çıktığınızda, kendinizi Sihwa Sokağı’nda bulabilirsiniz. Burası, duvarlarını şiirlerin ve resimlerin süslediği, eski görünümlü bir sokak. Burada ayrıca Japon işgali sırasında inşa edilen hava saldırısı sığınağının kalanını da görebilirsiniz. Barınak, sadece Japonlara açıktı ve bu yüzden de 30 yıl önceki hali bugüne kadar dokunulmadan korundu. Bu yüzden burayı ziyaret ettiğinizde kendinizi geçmişe yolculuk yapmış gibi hissedebilirsiniz. Sadece birkaç saatliğine bulunduğunuz zamandan uzaklaşıp geçmişte vakit geçirmek istemez misiniz? Sadece birkaç saat?

Yudalsan Dağı

Yudalsan, ruhların durduğu ve başladığı yerdir. İlginçtir ki bu dağ 228 metrelik çok da fazla sayılmayacak yüksekliğine rağmen tüm Mokpo şehrinin ve denizin muhteşem panoramik manzarasına sahiptir. Zirveye vardığınızda kendinizi ünlü Koreli Amiral Yi Sun Sin’in heykelinin bulunduğu Nojeokbong Tepesi’nde bulabilirsiniz. Merak etmeyin zirveye çıkarken durup biraz dinlenebileceğiniz harika duraklar var. Yolculuk boyunca karşınıza yaklaşık 4 büyük köşk, bir Budist tapınağı, 19 Nisan Anıt Kulesi ve onlarca anıt heykelin bulunduğu bir park çıkabilir. Biraz vaktiniz varsa uzun yolculuk için önden bir egzersiz iyi gelebilir. Ne de olsa zirveye kadar önünüzde uzunca bir yol var. İtiraf edelim, pek kolay olmayacak.

Youngsanjae Hanok Oteli

Burası belkide Mokpo’daki tüm rotalar arasında en unutulmaz olanı. Uzun bir yürüyüş ve gezinin ardından, bir sonraki güne enerji toplamak için herkesin gerçekten güzel bir uyku ya da dinlenmeye ihtiyacı vardır. Younsanjae Hanok Oteli, geçmişten bugüne devam eden eski tesis imkanlarını modern imkanlarla birleştiren yepyeni bir konsept sunuyor. Dışı güzel bir Hanok, içi ise lüks ve modern imkanlarla donatılmış bir otel. Özellikle bir Hanok köşkü oluşturan taş duvarları, tam anlamıyla Hanok güzelliğini yansıtıyor. Burası, tarihe ve kültüre önem verenler için kültürel bir eğitim sunarken, geleneksel Hanok’u deneyimlemek için de özel bir alan. Sabah ve akşam yürüyüşleri için Youngsanjae girişinin önündeki pirinç tarlası harika bir seçim. Eğer isterseniz otelden ödünç alacağınız bir bisikletle de tarlada güzel bir gezintiye çıkabilirsiniz. Böylece iyileştirici bir deneyim yaşayabilirsiniz. Mokpo’daki Youngsanjae Oteli’nin keyfini çıkarın, rahatlayın ve en önemlisi kendinize güzel bir mola verin!

 

Gangneung, Doğu Denizi ile çevrili Kore Yarımadası'nın doğu ucunda yer alıyor. Burası doğanın ve şehrin sınırlarının olmadığı bir yer. Gangneung’un sabahı, gündüzü ve gecesi doğa ile dengeli bir şekilde harmanlanarak akar. Denizin zümrüt dalgalarına dalabileceğiniz, gün batımını ve gün doğumunu izleyebileceğiniz, günün her saati kendinize yapacak bir şey bulabileceğiniz muhteşem bir yer. Çam kokusuyla dolu orman yollarında yürüyüşe çıkabilir, huzura erişerek düşüncelerinizi rahatlatabilirsiniz. Ee, neyi bekliyorsunuz? Şehirden sıkılmadınız mı? İnsanların yıldızlı geceyi görmek için can attığı, romantizm ve doğanın iç içe geçtiği Gangneung'a yolculuk başlasın.

Jeongdongjin İstasyonu

Jeongdongjin İstasyonu; Korail’e (KTX) ait, sahile en yakın durağa sahip olmasıyla ünlü bir tren istasyonu. Seul'den gelen trenler için aktarma istasyonu olan bu yer aynı zamanda muhteşem gün doğumu manzarasıyla da popülerdir. Burasıyla ilgili çok önemli bir bilgi daha! Bu bölge dünyadaki denize en yakın istasyon olarak Guinness rekorları kitabına girdi. KTX ile Seul'den Jeongdongjin İstasyonu'na giderseniz, yolda en güzel deniz manzarasını görebileceksiniz. Tren istasyonu, plaj ve çam ağaçlarının birleşimi, Jeongdongjin'i şehrin kalabalığından uzak, çok huzurlu ve romantik bir kaçış noktası haline getiriyor. Ama unutmayın! Jeongdongjin İstasyonu’nun en önemli özelliği gün doğumu: Okyanusun ufkunda uzanan güneşin manzarasını izlemek, istasyonu bir siluet olarak görmek, sizi peri masalında gibi hissettirecektir. İstasyondan yürüyerek 4 dakika gibi kısa bir sürede ulaşabileceğiniz bir ray bisikleti de var burada, tıpkı Jeonju’da olduğu gibi. Buradayken okyanustan gelen esintinin ve doğanın mis kokusunun keyfini çıkarın!

Jumunjin Balık Pazarı

Okyanus canlılarını keşfetmeye hazır mısınız? O zaman sizi büyük bir kalamar teknesi filosuna ev sahipliği yapan Jumunjin Limanı'nın hemen yanındaki balık pazarına alalım. Burası Doğu Kıyısı'nın en büyük deniz ürünleri pazarı olup, aynı zamanda kurutulmuş deniz ürünleri ve sashimi pazarı ile de birleşiyor. Bu pazarda daha önce hiç görmediğiniz deniz ürünlerini bulabilirsiniz. Taze kalamar, uskumru, kömür balığı, mızrak, yengeç ve daha birçok farklı deniz ürünü… Üstelik bu çeşit çeşit deniz ürünleri ve kurutulmuş balıkları, normal pazardan daha düşük bir fiyata Jumunjin balık pazarından satın alabilirsiniz. Küçük bir ipucu! Eğer sabahın erken saatlerinde giderseniz gemilerin giriş çıkışına ve yakalanan deniz ürünleri için düzenlenen müzayedelere şahit olabilirsiniz. Zillerin şıngırtısını duyuyorsanız doğru zamanda oradasınız demektir. Tüm bunları canlı canlı izlemeye hazır olun.

Sodoradeul Rock Parkı

Bu park, Jumunjin plajının yakınında yer alıyor. Muhteşem sonsuz okyanus manzarası ve Sodoradeul Rock parkındaki eşsiz şekilli kayaları izlerken kendinizi bambaşka bir diyarda hissedebilirsiniz. Parkın bulunduğu köye "Sodor" deniyor. “So” Korece inek anlamına geliyor. Köye bu ismin verilme sebebi ise köyün genel görüntüsünün sanki yerde yatan bir sürü inek varmış gibi görünmesi. Bu görüntü aslında Jura Dönemi'ndeki tektonik değişimler nedeniyle her yerde oluşan garip görünümlü kayalardan kaynaklanıyor. Bu kayalar zamanla dalgaların ve rüzgarın da aşındırmasıyla bugünkü haline gelmiş bulunuyor.

Sodoradeul Rock Parkı’na bağlı yürüyüş yolundaki kayanın tepesine tırmandığınızda, sizi sahildeki her şeyin kaya şekillerinden oluşan manzarası bekliyor. Komik bir detay da tuvaletin bile kayalardan yapılmış olması. Ee, sizce de görülmeye değer değil mi?

 

Kore’nin Manevi Merkezi: Andong!

Güney Kore’nin doğu merkezinde yer alan Andong, tarihi Hahoe Köyü ve bölgeyle özdeşleşen Hahoe maske dansı gibi geleneksel kültür miraslarını korumasıyla ünlüdür. Hatta bu mirası kusursuz sahiplenme ve koruma özellikleri sayesinde Andong “Kore Ruhani Kültürünün Başkenti” olarak anılmaktadır.

Peki bir şehir, bu sıfatı nasıl kazandı?

Andong’un hikayesinde İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in ziyareti önemli rol oynuyor. Kraliçe Kore ziyareti sırasında, Kore’yi tüm maneviyatıyla en iyi yansıtan şehre götürülmek istiyor ve adres Andong oluyor. Bu şehri yakından keşfetmek, tarihi yaşamak için en doğru zaman ise Ekim ayı! Çünkü Ekim ayı boyunca Kore Maske Dansı’nı yakından deneyimleyeceğiniz Uluslararası Maskeli Dans Festivali Andong’da dünya ile buluşuyor! Neden bu yıl rotanız, ruhani bir yolculuk yaşayacağınız Andong olmasın?

Hahoe Köyü

Hahoe Köyü, gözlerden uzak, kırsal içinde gizli ütopik bir yapıya sahip. Köy, bu doğal ütopyayı, çevresini saran doğa harikası at nalı nehri ve yemyeşil alanlara borçlu. Bir kültürü tanıma açısından ise Kore’nin diğer bölgelerinden ayrışan bir konumda. Çünkü Hahoe, sizi rahatlatan ve ruhunuzu dinginleştiren doğasının yanı sıra gerçek Kore köy hayatını deneyimleyebileceğiniz bir destinasyon!

Eğer Hahoe Köyü’nü rotanıza ekleyecek olursanız ona bir de panoramik manzaradan bakmayı unutmayın. Bunun için köy çevresindeki ormandan nehir kıyısına indikten sonra sizi karşılayacak geleneksel bir ahşap tekneye binerek, tarihi bir yolculukla gölün karşısındaki Buyongdae tepesine ulaşabilir ve köyün manzarasının tadını çıkabilirsiniz.

Ayrıca seyahatiniz için mart-aralık ayları arasını seçerseniz, ziyaretiniz sırasında köyün büyüleyici atmosferiyle birlikte Kore Maske Performansı ile görsel bir şölene dahil olabilirsiniz! Tüm bu özellikleriyle Hahoe Köyü, Andong’daki geleneksel köy hayatını keşfetmek ve içsel bir rahatlama için mükemmel adres.

Bir şey daha!

Ziyaretiniz esnasında, otopark bölgesi etrafındaki geleneksel hediyelik eşya dükkanlarını ve hem Kore hem diğer uluslara ait maskelerin sergilendiği Maske Müzesi’ni keşfetmeyi unutmayın!

Manhyujeong Köşkü

İkonik bir değer olan bu köşk, 1501 yılında Bobaek Dang’lı Kim Kye-haeng tarafından inşa edilmiş. “Geç Gelen Mola” adıyla anılan köşkün hikayesi Kim Kye-haeng’in siyasi eleştirileri nedeniyle yaşadığı hapis hayatı ve işkencelere dayanıyor. Uzun yılları zorluklarla geçiren Kim Kye-haeng, hayatının geri kalanını huzurla yaşayacağı bir köşk inşa ediyor ve böylece günümüze kadar uzanan bir miras bırakıyor.

Kore bahçe düzeninden esintilerini yansıtan düzeniyle, küçük bir şelale ve eşsiz bir manzaranın taçlandırdığı köşk, şüphesiz görülmeye değer bir yapı. Köşkün yer aldığı vadiden çıkan soğuk suları keşfettiğinizde de köşkün neden buraya konumlandığını daha iyi anlayabilirsiniz. Bu tarihe yaklaşırken yolda karşınıza büyüleyici ve düşündüren bir mesaj çıkacak “Evimdeki tek hazine beyaz bir çarşaf”. Kulağa gizemli geliyor değil mi?

Eşsiz notalarıyla Kore Dizileri’ne de ev sahipliği yapmasıyla ününe ün katan Manhyujeong Köşkü, yeni ziyaretçilerini bekliyor.

Bu tarihi köşkü, seyahat planınıza alarak doğanın tarihle eşsiz buluşmasını deneyimleyin. Geçmişe büyüleyici bir yolculuk yapın!

Woryeonggyo Köprüsü

Kore’deki ahşaptan yapılmış en uzun yaya köprüsü unvanına sahip Woryeonggyo, Andong Barajı üstünde kartpostallık bir görüntüye sahiptir. “Ayın Gölgesi” anlamına gelen Woryeonggyo, Joseon Hanedanlığı döneminde yaşanan bir aşkın görkemli hikayesini barındırıyor. Çünkü köprü mimari tarzında, kocasının özlemi anısına saçlarından bir çift mituri (Kore usulü örme ayakkabı) yapan bir kadının efsanesini yansıtmaktadır. Köprü, bu hikâye üzerine mituri tarzında inşa edildi.

Bu efsaneye göre, eğer köprüden sevgilinizle birlikte geçerseniz birbirinizi sonsuza kadar seveceğinize inanılır.

Ziyaret etmeyi düşünenler için bir ipucu: Woryeonggyo’nun en etkileyici manzarası için doğru saatler gün batımı olacaktır. Gün batımını yakalarsanız, gökyüzünün son ışıklarının yüzünüzde yaratacağı unutulmaz yansımaları deneyimleyebilirsiniz. Güneş battığında da köprünün ışıltılı aydınlatmaları ile gecenin büyüsü size eşlik edecektir!

Nakdong Nehri’ne de değinmeden geçemeyiz. Mükemmel doğası ve nehir esintisi, yürüyüşlerinizi unutulmaz kılmak için sizi bekliyor olacak!